|
Bu hafta sonu (8-9 Mayıs 2010) babam köye gidiyordu bende onunla birlikte arılarıma yeniden bakmak için gittim. Güzel ama çok yorucu bir hafta sonu geçirdim.
Önceki gidişimle bu gidişim arasında doğa olarak büyük bir canlanma olmuş her yer yem yeşil Hindibalar, Karaçalılar vb. bitkilerin çiçekleri her yeri doldurmuş ormandaki arılarda bunları kendilerini geliştirmek kovanlarına taşıyor.
Bundan önceki gidişimde Termo Kovana en zayıf arımı koymuştum şu anki durumu 6-7 çerçeve olmuş.
Ergonomik plastik tabanlı ve yemlikli iki kovanımda da birinde 6 çerçeveden fazla arım vardı bu kovan önceki gönderimde arıları gözüken fotoğraftaki kovanım.
Tam arıcı olmayışımdan dolayımıdır yoksa muhabbete dalıp unutmuşum ve fotoğrafı çektikten sonra arıya çerçeve atmayı unutmuşum ve toplam 8 çerçeve arı oluşmuş oda yetmemiş aralıklara dalak asmışlar.
Diğer ergonomik kovanım da 4 çerçeveden fazla arım vardı. Buda anca 7çerçeveye dayanmış.
Alttaki iki kovanımın ilki güçlü bir arıydı ve şu anda 9 çerçeveyi doldurmak üzere, diğeri ise 7 çerçeve olmak üzere. Bu gidişimdu bu iki kovanıda ergonomik taban ve yemliklerle değiştirdim. Bunlar için ilave almamıştım mevcut kovanların ilavelerini uydurarak yeni kovanlar yaptım artık onlara ilave bulma derdide ortaya çıktı.
Giderken yanımda götürdüm 2 karniyol ana arının birini annemin amcasına vererek anasız kovanını analayacaktı ama o anasını yapmış. Ondan Emrah kovanlardan çerçeve alarak devşirme usulu bir kovan daha yaptı.
Bende 1, 2, 3 ve 4 numaralı kovanlardan 1 er çerçeve alarak devşirdim bir kovan, onuda amcamın arılığa götürerek bırakıp geldim İstanbul'a görecez durumunu bidahaki gidişimize.
Bu gidişimde fotoğraf makinasını götürmeyi unutmuşum zaten çekeçek zamanım bile yoktu. Bende gitmeden önce cepten çektim bir tane.
|